Ana içeriğe atla

Interstellar - Yıldızlararası (2014)

Bilim kurguyu çok seven bir izleyici olarak Interstellar ile ilgili maksimum düzeyde objektif olmaya çalışacağımı söyleyerek sözlerime başlıyorum. Filmin konusu hakkında çok yerde çok fazla yazı olduğundan konuyu çok kısa özetleyip sadece bu filmi neden izlemeniz gerektiğinden bahsedeceğim.

İklim değişikliklerinden sonra yok olmaya başlamış bir dünya ve dünyayı kurtarmak için başka gezegenlerde bir yaşam umudu aramak için bir ekiple yola çıkan bir astronotun yaşadıkları. Farklı bir bakış açısıyla ise ne zaman döneceği belli olunmayan bir uzay görevi için iki çocuğunu geride bırakan bir babanın aile sevgisi ve aralarındaki bağı dramatik olarak izliyoruz.

Fizik konusunda bir uzman olmadığımdan o konudaki yorumları işin uzmanlarına bırakıyor, uzun uzun kara delik nedir, uzay zaman kavramlarının detayları nelerdir kısmına hiç girmeden devam ediyorum.

Yıllar öncesinin teknolojisiyle çekilmiş bilim kurgu filmlerinin atalarıyla bu filmi karşılaştırıp, acımasızca eleştirmeyi çok manalı bulmuyorum. Bu film farklı bir zaman diliminde, farklı teknolojilerle çekilmiş; uzayda olmanın nasıl bir his olduğunu, aynı zamanda bir senaryoya bağlı olarak anlatmaya çalışmış farklı bir film.

Matthew McConaughey'nin filmin baş rolünü oynaması hakkında tedirginlik yaşayanları şaşırttığını ve filmin üstesinden geldiğini açıkça söylemeliyim. Tüm kurtuluşun ve evrenin sevgi üzerine olduğu duygusunun havada kaldığı sahnelerde, 'in oyunculuğu bu boşluğu dolduruyor.Yazık ki aynı şeyi Anne Hathaway için söyleyemeyeceğim. Filme hiçbir duygu katmamasının yanında keşke yerinde başkası oynasaymış diyeceğimiz bir seçim olmuş.

Yönetmen koltuğunda The Dark Knight  ve Inception filmlerinden tanıdığımız Christopher Nolan oturmakta. Filmin yapımcıları arasında Inception ve The Dark Knight serisinde beraber çalıştığı ekibin yanı sıra Contact filminin de yapımcısı olan Lynda Obst var. Filmin hem yapımcılarından, hem bilimsel danışmanı olan Kip Thorne UTAH Üniversitesi'nde bir teorik fizikçi. Aynı zamanda Stephen Hawking ve Carl Sagan in çalışma arkadaşı.Görüntü yönetmeni olarak Avrupalı yönetmen Hoyte Van Hoytema'nın tercih edilmesi çekimlerdeki farklı bakış açısını ortaya koymuş.

Hans Zimmer'in müzikleriyle film alıp sizi sanki başka boyutlara götürüyor diyeceğim ama gerçekten de götürüyor.

Kimilerine göre uzun sayılabilecek 169 dakikalık film için keşke 1 saat daha fazla uzay sahnesi olsaydı da izleseydim diyorum.
Tam bir belgesel tadında olmasın diye senaryoya konulan duygusal sahneler arasında uzun, belki sıkıcı, acaba olmasaydı dediğimiz sahneler var ki onlar da nazar boncuğu olsun diyelim.

Gerçekçi olalım "Ay ben bunu hiç beğenmedim, olmamış" dediğimiz bu filmin bir sahnesini dahi çekemediğimiz gerçeğini göz önünde bulundurursak, en azından eleştirilerimizi daha ılımlı tutabiliriz. Bir film hakkındaki eleştiride acımasız olabilmek için daha önce benzer kalitede ve türde örneklerinin olması önemli bir dayanaktır. Benim söyleyebileceğim ise şimdiye kadar bir benzerini izlemediğimdir.

Film inanılmaz derecede güzel, bir şaheser, kendimi alamadım diyenlerin yanında ortalama bir film olarak bulanlar hatta beğenmeyenler de var elbette. Belki bu konulara çok ilgilisiniz belki de ilk defa duyacaksınız kafam karışır mı diye düşünmeyin. İzleyin, filmde mümkün olduğu kadar her şey anlatılmaya çalışılmış.

Özellikle çok iyi ve çok kötü olarak eleştirilen filmleri ben her zaman kendi gözümle görmek isterim. Size de tavsiyem bu yönde olacak. Bu türde, bu konuda daha iyileri çekilir mi, elbette çekilir fakat zaman alır.

Şimdi kendinize şunları sorun:

Bir daha bu tarz bir film çekilir mi?
Çekilirse ne zaman çekilir?
Peki sinemada izleme şansımız olur mu?

O zaman senaryosunu, uzunluğunu ve yer yer yapılan eleştirileri bir kenara koyup hala vizyondayken sinemada izleyin, vizyonunuz gelişsin.

İyi seyirler:)



                                                                        Interstellar