Dünya bir kez daha uzaylılar tarafından istila ediliyor ve yine dünyanın kaderi tek bir kişinin ellerinde.
Mimics isimli uzaylılar dünyayı istila etmektedir. Kurtuluş için yapılacak tek şey tüm milletlerin birleşik bir güç oluşturarak mücadele etmeleridir. Çok güçlü olan uzaylılara karşı eldeki silahlar ve teknik ekipmanlar yeterli gelmediğinden savaşabilmek için yeni zırhlar ve silahlar geliştirilir. Bu silahların marka yüzü ve halkla ilişkiler uzmanı olan William Cage (Tom Cruise) aniden hiç arzu etmediği bir şekilde taarruz hattına gönderilir.
Savaş konusunda hiç tecrübesi olmayan Cage, taarruzun ilk günü kendini çatışmanın ortasında bulur. Öldürdüğü bir uzaylının çok özel bir tür olmasından dolayı kendisi de o yeteneğe sahip olarak gözlerini yeniden açar. Bu özel yeteneğinin kaynağını bulmasında ve bunu avantaja çevirmesinde kendisine yardımcı olacak subay Rita rolünde aksiyon filmlerinden aşina olduğumuz Emily Blunt yer alıyor.
Tom Cruise kahraman bir askerden ziyade bu konularla hiç ilgisi olmayan zorla orduya gönderilmiş birini oynayarak farklı bir karaktere imza atmış.
Filmin devam eden savaş sahnelerinde adeta Matrix'ten çıkıp hemen bu filme gelmiş gibi duran sentinelleri ve benzerlerini defalarca izlediğimiz zırhları gördüğümüzde, biraz daha zahmete girseydiniz de farklı türler izleyebilseydik demekten kendimizi alamıyoruz.
İşin ilginç yanı, güzel kurgulanmış fakat tekrara düşen savaş sahnelerinin sıkıcı olmayışı. Görsel olarak izlemesi zevkli ve efektlerin yardımıyla başarılı çekilmiş savaş sahneleri zaten filmin büyük bir kısmını oluşturuyor.
Hiroshi Sakurazaka'nın All You Need Is Kill adlı romanından uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda The Borune Identitiy (Geçmişi Olmayan Adam) serisinden tanıdığımız Doug Liman oturuyor. Başarılı aksiyon filmi tecrübelerini bu filme layıkıyla yansıtmış olduğunu görebiliyoruz.
Senaristleri arasında Usual Suspects (Olağan Şüpheliler), Valkyrie (Operason Valkrie) ve Jack Reacher'in senaristliğini de yapan Christopher McQuarrie bulunuyor. Bir görsem "Usual Suspects'i yazabiliyorsun da bu filmin elinden neden tutmadın" der miyim derim.
Filmin senaryosuyla akıllarda yer etmesinden ziyade izleyiciye başka filmleri anımsatmak gibi bir yanı var. Groundog Day ve Sorce Code ve Matrix ilk akla gelecek filmler arasında yerini alıyor.
IMDB puanının 8.0 olmasının kaynağı da filmin eğlenceli ve aksiyon dolu oluşu gibi duruyor.
Senaryosu illa ki özgün olsun gibi bir beklentiniz yoksa Kuantum Sıçraması konusuna da ilginiz varsa keyifle izleyebileceğiniz heyecanlı bir bilim kurgu & aksiyon filmi önerisi.
İyi seyirler :)
Edge of Tomorrrow
Mimics isimli uzaylılar dünyayı istila etmektedir. Kurtuluş için yapılacak tek şey tüm milletlerin birleşik bir güç oluşturarak mücadele etmeleridir. Çok güçlü olan uzaylılara karşı eldeki silahlar ve teknik ekipmanlar yeterli gelmediğinden savaşabilmek için yeni zırhlar ve silahlar geliştirilir. Bu silahların marka yüzü ve halkla ilişkiler uzmanı olan William Cage (Tom Cruise) aniden hiç arzu etmediği bir şekilde taarruz hattına gönderilir.
Savaş konusunda hiç tecrübesi olmayan Cage, taarruzun ilk günü kendini çatışmanın ortasında bulur. Öldürdüğü bir uzaylının çok özel bir tür olmasından dolayı kendisi de o yeteneğe sahip olarak gözlerini yeniden açar. Bu özel yeteneğinin kaynağını bulmasında ve bunu avantaja çevirmesinde kendisine yardımcı olacak subay Rita rolünde aksiyon filmlerinden aşina olduğumuz Emily Blunt yer alıyor.
Tom Cruise kahraman bir askerden ziyade bu konularla hiç ilgisi olmayan zorla orduya gönderilmiş birini oynayarak farklı bir karaktere imza atmış.
Filmin devam eden savaş sahnelerinde adeta Matrix'ten çıkıp hemen bu filme gelmiş gibi duran sentinelleri ve benzerlerini defalarca izlediğimiz zırhları gördüğümüzde, biraz daha zahmete girseydiniz de farklı türler izleyebilseydik demekten kendimizi alamıyoruz.
İşin ilginç yanı, güzel kurgulanmış fakat tekrara düşen savaş sahnelerinin sıkıcı olmayışı. Görsel olarak izlemesi zevkli ve efektlerin yardımıyla başarılı çekilmiş savaş sahneleri zaten filmin büyük bir kısmını oluşturuyor.
Hiroshi Sakurazaka'nın All You Need Is Kill adlı romanından uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda The Borune Identitiy (Geçmişi Olmayan Adam) serisinden tanıdığımız Doug Liman oturuyor. Başarılı aksiyon filmi tecrübelerini bu filme layıkıyla yansıtmış olduğunu görebiliyoruz.
Senaristleri arasında Usual Suspects (Olağan Şüpheliler), Valkyrie (Operason Valkrie) ve Jack Reacher'in senaristliğini de yapan Christopher McQuarrie bulunuyor. Bir görsem "Usual Suspects'i yazabiliyorsun da bu filmin elinden neden tutmadın" der miyim derim.
Filmin senaryosuyla akıllarda yer etmesinden ziyade izleyiciye başka filmleri anımsatmak gibi bir yanı var. Groundog Day ve Sorce Code ve Matrix ilk akla gelecek filmler arasında yerini alıyor.
IMDB puanının 8.0 olmasının kaynağı da filmin eğlenceli ve aksiyon dolu oluşu gibi duruyor.
Senaryosu illa ki özgün olsun gibi bir beklentiniz yoksa Kuantum Sıçraması konusuna da ilginiz varsa keyifle izleyebileceğiniz heyecanlı bir bilim kurgu & aksiyon filmi önerisi.
İyi seyirler :)
Edge of Tomorrrow
